Dolgu Nedir?

Medikal estetik alanında en çok başvurulan yöntemlerden birisi de dolgular… Zaman içerisinde gerek osteoporoz nedeniyle kemiklerde olan değişimlerden gerekse cilde destek veren yağ pedlerindeki hacim kayıpları nedeniyle ortaya çıkan sarkmaların önüne geçmek için kullanılırlar. Diğer yandan yüzdeki ince çizgilerin giderilmesi veya yüze hacim kazandırmak için yıllardır kullanılan dolgu enjeksiyonları anatomik stratejik noktaları kullanarak cilde gergin, daha dinç, sağlıklı bir görünüm vermemizi sağlarlar. Her bölge için farklı çözümler sunan ve genellikle hyaluronik asit bazlı olan bu maddeler yüz, boyun gibi yaşlanmanın en belirgin olduğu bölgeler için sıklıkla kullanılmaktadır.

Kırışıklıklar, derideki yaşlanma, yüz konturlarındaki bozukluklar dolguyla gideriliyor ve cilt daha iyi şartlarda yeniden canlanıyor. Cilt altına verilen dolgu maddesi, cildin alt katmanlarına destek veriyor ve kırışığın ya da çöküklüğün içini doldurarak görünmez olmasını sağlıyor, cildin nem tutmasını ve daha sağlıklı görünmesini sağlıyor ve yüzde germe efekti veriliyor.

Dolgu işlemleri sayesinde ince kırışıklıkların, çukurlukların hafif veya orta dereceli burun-ağız kenarı çizgilerin doldurulabildiğini ve bu işlemin yüzün her bölgesinde belirgin olmayan kırışıklıklar için öneriliyor.

 

Yorgun Görünüme Son Veriyor…

Yaşla beraber, özellikle yanak ve elmacık bölgesinde belirgin bir hacim kaybı yaşandığı ve bu durumun yorgun bir görünümüne yol açtığı bilinen bir gerçek. “Dolgu işlemleriyle, elmacık kemikleri yüzün gerektirdiği şekilde belirginleştirilerek ya da küçültülerek, veya yine yanaklarda ya da şakaklarda yağ pedlerinin incelmesi nedeniyle kaybedilen hacim yerine konarak yüze daha dinamik bir görüntü vermek mümkün. Ancak bu değişimleri sağlayacak dolgu uygulamaları yapılırken çok büyük bir özen ve dikkat gösterilmesi gerekiyor. Aksi halde alınan sonuçlar hiç de tatmin edici olmayabilir ve güzellik bir yana “garip” bir görüntü bile elde edilebilir.

O nedenle her zaman söylediğimiz gibi “ne kadar az, o kadar iyi

 

Cildi Hem Geriyor Hem Canlandırıyor

Dolgular sadece cildi doldurmak için kullanılmazlar; cilt altına yapılan yaygın bir uygulamayla-bunun için çok akışkan yapıdaki bir “cilt dolgusu” kullanılır- cildin nem tutma kapasitesinin artırılması ve daha canlı bir hal alması sağlanabiliyor. Cilt yenileme seansları, özellikle ince, kurumuş ciltlere ve özellikle cilt yaşlanmasının önlenmesinde etkili. En iyi sonuçlar için, 2 veya 3’er hafta aralıklarla 3 – 4 seans uygulanması gereken ürünlerin yanı sıra tek uygulamayla 8-9 ay boyunca cildinizde nem, elastikiyet ve pürüzsüzlük sağlamak da son derece kolay.

 

Kimlere Yapılır?

Bu işlemler yaş grubu gözetmeksizin cildinde sorun olduğunu düşünen herkes için uygun kabul ediliyor. Dolgu maddeleri olarak genellikle hyaluronik asit ve kişinin kendi vücudundan alınan yağ kullanılıyor ve bu ikisi kalıcılığını yaklaşık 6-9 ay arasında koruyor. Ayrıca bir tür kalsiyum bileşiği olan kalsiyum hidroksiapatit içerikli dolguların kullanılmasıyla etkinin gerçekleşmesi için 2-3 ay beklemek gerekse de daha uzun süren sonuçlar da alınabiliyor.

 

Nasıl Uygulanıyor?

Uygun lezyonlarda uygun dolgu işleminin uygulanması da oldukça basit ve zahmetsiz. Bunun için önce hekim, yüzünüzü inceleyerek, doldurulması gereken alanları belirliyor. Ondan sonra bu bölgeler anestezik kremle uyuşturuluyor. Ardından çok ince iğnelerle, dolgu maddesi gerektiği miktarda doku altına aktarılıyor ve dolgunluk sağlanıyor. İşlemin ardından birkaç gün hafif bir şişlik olsa da, bu çok kısa sürede geçiyor. İşlem tekrarlandıkça, kalıcılığı da artıyor ve böylece seans aralan daha da uzayabiliyor.

 

Dolgu Hangi Bölgelere Uygulanabiliyor?

  • Üst yanaklar
  • Gözyaşı oluğu
  • Alın bölgesi
  • Şakaklar
  • Dudak kenarı çizgileri
  • Burun
  • Çene
  • Alt çene çizgileri
  • Kaşlar (hacim vermek için)

Yanak Dolgusu

Yanak / Elmacık Dolgusu

Genel güzellik anlayışında dolgun Yanak / Elmacıklar gençliğin ve çekiciliğin sembolü olarak kabul edilir. Zayıf ve çökük yanaklar ise kişinin yüzünün olduğundan daha yaşlı ve yorgun görünmesine neden olur. Yapısal ya da yaşlanmaya bağlı olarak yanaklardaki hacim kayıpları yanak / elmacık dolgusu ile tedavi edilebilir. Bu sayede yanaklar olması gereken formuna cerrahi olmayan teknikler ile getirilebilir.

 

Yanak / Elmacık dolgusu teknikleri nelerdir?

Dolgu enjeksiyonu tekniği ile yanak / elmacık dolgusu, yüzdeki estetik sorunlara pratik ve hızlı bir çözüm sunmaktadır. Hastanın yanak / elmacıklarındaki hacim eksiklikleri 15 dakika süren enjeksiyon operasyonu ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Dolgu malzemesi olarak genellikle cildin doğal yapısında da bulunan hyaluronik asitin çapraz bağ teknolojisi ile daha uzun süre etkili olması sağlanan hyaluronik asit dolgu malzemesi ve türleri tercih edilir.

 

Yanak / Elmacık dolgusu ile ne gibi sonuçlar beklenebilir?

Yanak / Elmacık dolgu malzemesinin enjekte edilmesi ile zaman içinde yanakta bulunan yağ yastıklarında ve kısmen de osteoporoz nedeniyle kemiklerde doku kaybı nedeniyle oluşan boşluk doldurulduğu için hem hazim kazandırılarak yanak / elmacık bölgesi hafifçe kaldırılır ve yuvarlak bir hale getirilir hem de aynı etkiyle yanakların alt kısımlarında çene ucuna doğru oluşan sarkmalar ve burun dudak arasında gelişen nazolabial katlanma adını verdiğimiz çizgiler tedavi edilir. Çevre doku yüzün açısının genişlemesi kontrol altına alınarak sıkılaştırılır. Yanak / Elmacık dolgusu tekniği yanak bölgesini dolgunlaştırmak ve yanakları konturlamak için medikal estetikte kullanılan en etkili yöntemlerden biridir. Yanak / Elmacık dermal dolgu malzemeleri, yüzü yukarıya çekerek yüzün genç görünmesine yardımcı olur. Gözlerdeki oyukluğu ve göz altındaki morlukları azaltır, burnun şekli ortaya çıkar, alın ve çene çıkıklığı dengelenir.

 

Yanak / Elmacık dolgusunda dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Yanak / Elmacık dolgusu enjeksiyonundan sonra yüzde hafif ödem ya da kızarıklık oluşabilir. Birkaç saat içinde kızarıklıklar, bir iki gün içinde ise ödem kendiliğinden geçecektir. Yanak / Elmacık dolgusunda olası komplikasyonları engellemek için öncellikle alanında uzman bir hekim seçilmesi ve işlemin mutlaka klinik ortamda gerçekleştirilmesi gerekir. Başarılı bir şekilde uygulanan yanak / elmacık dolgusu ile yüz daha estetik bir görünüme kavuşturulabilir. Çünkü çekici elmacık kemikleri, yüz güzelliğinde önemli bir rol oynar. İyi tanımlanmış yanaklarla yüzün dengesi sağlanır, yüzün profilden görünümü iyileşir ve yüz daha genç, zinde bir görünüme kavuşturulur.

 

Şakak Dolgusu

Formun Üstü

Şakaklar, belki de yüzün en çok ihmal edilen, gözden kaçan bölgesidir ancak bulunduğu konum itibariyle zinde ve canlı bir görünüm için kilit bir rol üstlenir. Yanaklar, kaşlar ve alnın arasında ve saç çizgisinin önünde yer alır. Bulunduğu nokta itibariyle adeta bir elbise askısı gibi aşağısında bulunan yumuşak dokuları taşır.

Genç insanlarda şakak bölgesi hacimli bir yapıya sahiptir. Kilo kayıpları, ağır hastalıklar, uzun süren uykusuzluk, sigara, yaşlanma, tiroid hastalıkları vb sebeplerden, şakak bölgesindeki kemik dokuyu dolduran yumuşak dokunun hacmi azalır. Bu durumda bölge çukurlaşır ve askıda tuttuğu yanaklar yerçekimi etkisiyle aşağıya doğru çekilir, sarkar. Bu nedenle de kişiler daha yaşlı, bitkin ve zayıf görünürler. Bu durumda şakak bölgesine dolgu maddeleri kullanılarak hacim kazandırılması mümkündür.

 

Dolgu Olarak Ne Kullanılır?

Şakak dolgusu için, diğer çoğu bölgede olduğu gibi, çapraz bağlı hyaluronik asit içeren dolguların enjeksiyonu kullanılır. Kullanılan dolgu maddesinin içinde bulunan lokal anestezik sayesinde sadece cilt üzerine kremle uygulanacak lokal anestezi dışında başka bir uyuşturmaya gerek kalmadan ağrısız, acısız uygulanabilir.

 

Ne Kadar Dolgu Kullanılır?

Doku kaybının durumuna göre kullanılacak dolgu miktarı değişiklik gösterecektir. Çoğunlukla her iki şakak için 1ml çapraz bağlı HA yeterli olur ancak doktorunuzun değerlendirmesi ardından miktarı belirtmek daha doğru olur.

 

Uygulama Ardından Ne Kadar Süre Sonra Sonuçlar Görünür? Ne Kadar Sonra Dışarı Çıkabilirim?

Uygulamaların etkisi hemen görülür. İyileşme süresi yoktur, sosyal ya da iş hayatınıza hemen dönebilirsiniz.

Şakakta var olan çöküntünün gitmesi gibi yanaklarda ve ağız kenarında olan kırışıklıklar, çizgiler ve hacim problemlerindeki iyileşme de kolaylıkla gözlenir.

 

Ne Gibi Sorunlar Yaşayabilirim?

Pek beklenmemekle birlikte eğer gelişirse kızarıklık, şişlik ya da morluklar birkaç gün boyunca görünür olabilir, daha sonra kendiliğinden iyileşir.

 

Kontrol Muayenesi Gerekir mi?

Dolgunun ideal haline gelmesi için dokunun içine doğru yayılması ve bir miktar da içine su çekmesi gerekir. Bu süreç de yaklaşık 7-10 gün kadar sürer. Ardından doktorunuz değişiklikleri gözlemlemek üzere kontrol muayenesi için sizi bekleyecektir.

Dudak Dolgusu

Dudaklar gençliğin, masumiyetin ve dişiliğin ifadesidir. Özellikle kadınlar için dolgun dudaklar çok önemlidir. Hanımlar ruj sürmek, rujun rengi kıyafetlerine uysun isterler, bazen de ruj sürmeden de belirgin dolgun dudaklar isterler. Yaş ilerledikçe incelen dudaklarını kalemle büyütmeye çalışır, dudaklarının kırışmasına engel olmak isterler. Çünkü konuyla ilgili en sevmedikleri de bu kırışıklar içine kaçan rujlardır. Bu durum çoğu erkeğin pek dikkatini çekmese de maalesef makyaj yaparken keyiflerini kaçırır.

 

Dudak dolgusu nedir ?

Doğuştan dudakları ince olan veya yaşın ilerlemesi sonucu incelen ve bu incelikten mutsuz olan kişilere, dudaklarını dolgunlaştırmak, kalınlaştırmak amacıyla uygulanan yönteme ve bu işlemde kullanılan malzemelere dudak dolgusu denir. Bu iş için en çok ve en sık kullanılan malzeme ise hyaluronik asittir.

 

Dudak dolgusu niçin kullanılır?

Biz hekimler dudak estetiği için en çok geçici dudak dolgusu olan hyaluronik asit temelli dolguları kullanıyoruz. Bu madde insan derisinin, kıkırdaklarının, bağ dokusunun yapısında da bulunan bir maddedir. Yaş ilerledikçe vücut tarafından üretilmesi azaldığı ve yıkımı arttığı için cilt esnekliği kaybı oluşur. Su tutan bir moleküldür ve insan vücudu ile son derece uyumludur. Herhangi bir yan etki yapmadan zaman içinde vücut tarafından eritilir. Tabi maalesef her hyaluronik asit içeren dolgu tamamen güvenilirdir diyemeyiz. Üretici firmanın kalitesi de son derece önemlidir. Her sektörde de olduğu gibi kalite değişken bir kavramdır ama vücuda enjekte edilecek bir maddede kalite en önemli tercih sebebi olmalıdır. Bunların yanı sıra dudak gibi hassas ve göz önünde olan bir dokuda kullanılan dolgu maddesi de bu kalitenin de en üst seviyesinde olan bir maddeyle sağlanmalıdır. Bu nedenle FDA ve/veya CE tarafından onaylanmış dolgu üreticilerinin dudak için uygun olan ürünlerinin kullanılması bu işlem için esastır.

Dudak dolgusu herkeste aynı noktalara uygulanmaz. Örneğin bazı insanların üst dudak kıvrımları çok belirsizdir ve öncelikle onlar belirginleştirilir. Bazı kişilerde ise ağız kenarı aşağı doğrudur ve burası desteklenir. Bazı kişilerin ise dudaklarının pembe olan kısımları belirsizdir, ağırlıklı olarak dolgunluk verilir. Bazen de hepsi birden… Tüm bunları yaparken yaş faktörü ve renkler, zevkler de mutlaka dikkate alınır. Estetik bir görünüm sağlamak, bunu yaparken de kötü bir görüntüye bürünmemek gerekir.

Dolguların kalınlıkları/akışkanlıkları değişkendir.  Dudak çizgileri ve kenarın belirginleştirilmesi için en uygun dudak dolgusu orta kalınlıkta ve elastikiyeti olanlardır. Böylece dudak fonksiyonları korunmuş olur ve doğal görüntüden de uzaklaşmadan hoş bir görünüm elde edilebilir.

 

Dudak dolgusu uygulama süreci

Dudak dolgusu uygulaması 5 dakikalık bir işlemdir ancak uygulanan teknik, hazırlanma ve masaj aşamaları çok önemlidir. Lokal anestezik enjeksiyon olarak tercih edilmez çünkü anestezik enjeksiyonunun neden olduğu şişme hekimi yanıltabilir. Lokal anestezik krem bu işlem için çok daha uygundur. İşlem öncesi ve sonrası buz uygulanması ise dolgunun kristalize olması, sertleşmesine neden olabileceği için pek de tercih etmeyiz. Uygun süre beklendikten sonra masaj ile dolgunun dağıtılması dolgunun tüm dudağa eşit şekilde yayılmasını sağlar. Akabinde dudak kontürü için dudak çizgilerine de bir miktar dolgu enjekte edilir.

Dudak dolgularının en güzel taraflarından biri sonucun hemen görülmesidir. Botulinum toksin uygulamasında sonuçların görülmesi birkaç gün sonra olmasına rağmen dudak dolgusu hemen kendini gösterir. Bu yüzden dolgu yaptıran kişi beklediği görüntüye hemen kavuşur.

Burun Dolgusu

Burun dolgusu ya da dolguyla burun estetiği uygulaması nedir?

Burun dolgusu, yüzün çeşitli kısımlarında yüz gençleştirme ve ameliyatsız yüz estetiği uygulamalarında kullanılan dolguların, burun bölgesinde kullanılarak uygun burunlarda biçimsel düzeltme yapılmasına verilen isimdir. Yani aslında işlem bir yüz dolgusu uygulamasıdır ve ameliyatsız estetik uygulamaları içerisinde yer alır. Durum böyle olunca yüz dolgusu ile ilgili tüm temel prensipler burada aynen geçerlidir.

 

Burun dolgusu için bilinmesi gereken temel yüz dolgusu prensipleri nelerdir?

İşlem ameliyatsızdır, genel anestezi gerektirmez, elde edilen sonuçlar geçicidir, uygulama yaklaşık 10-15dk kadar sürer ve uygulama sonrası normal günlük yaşantıya devam edilir, herhangi bir iyileşme süresine ihtiyaç yoktur.

 

Burun dolgusu uygulamalarında hangi malzemeler kullanılmaktadır?

Diğer yüz dolgusu uygulamalarında olduğu gibi, burun dolgusu içinde farklı tıbbi materyaller kullanılmaktadır. Bunların içerisinde tüm dünyada en yaygın olan ve en güvenilir olanı “hyaluronik asit” türevleridir. Çok farklı hyaluronik asit türevleri piyasada bulunmakla birlikte, hem ürünün kalıcılığının daha garantili olması hem de hasta güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması nedeniyle FDA vaya CE onaylı hyaluronik asit türevleri kullanılmalıdır.

 

Burun dolgusunun ortalama kalıcılığı ne kadar?

Kullanılan dolgu türüne, dolgu miktarına ve kişinin biyolojik süreçlerine bağlı olarak dolgunun kalıcılık süresi 6 ile 18 ay arasında değişmektedir. Yani burun dolgusu ile 10-15 dakikada gerçekleştirilen ameliyatsız burun estetiği sonucu 18 aya kadar devam
etmektedir. Dolgunun etkisi geçtikten yani dolgu eridikten sonra dilenirse tekrarlayan uygulamalar ile elde edilen burun estetiği sonucu devam ettirilir veya hasta kalıcı bir sonuç istiyorsa, burun estetiği ameliyatı ile sonuç kalıcı hale getirilebilir.

 

Burun dolgusu ile neler yapılabilir?

  • Burun eğrilikleri tamamen giderilebilir veya hafifletilebilir
  • Burun ucu kaldırılabilir
  • Burun asimetrileri düzeltilebilir
  • Burun estetiği ameliyatı sonrasında gelişen biçimsel problemler giderilebilir
  • Burun dudak bileşkesi belirginleştirilebilir
  • Burun sırtı düzleştirilebilir
  • Burun alın ilişkisi düzeltilebilir
  • Burun kanadı çentiklenmesi düzeltilebilir

Tüm bu uygulamalar ve burada bahsedilmeyen diğer işlemler için, hastanın muayene edilmesi ve detaylı bir şekilde analiz edilmesi gereklidir.

Burun dolgusu ile burun fonksiyonları düzeltilebilir mi?

Çok ciddi nefes alma problemine sebep olan septum eğrilikleri, konka hipertrofileri, valv yetmezliği gibi anatomik problemlerin burun dolgusu ile giderilmesi mümkün değildir ancak burun dolgusu uygulamalarında valv açısının kısmi düzeltilmesine bağlı olarak nefes almada düzelme olduğunu belirten hastalar olmuştur. Yani çok sık olmasa da burun dolgusu uygulamalarında fonksiyonel düzelme beklenebilir.

Daha önce ameliyat edilmiş burunlarda burun dolgusu uygulanabilir mi?

Ameliyat sonrası istenilen sonuçların elde edilemediği vakalarda burun dolgusu uygulamaları ile problemlerin çözümü mümkündür. Böylece tekrar ameliyat olmak istemeyen hastalarda basit bir uygulama ile problem çözülmüş olur.

Burun dolgusu uygulamasında ağrı olur mu?

İşlemde kullandığımız dolgu içerisinde anestezik madde bulunmaktadır. Ayrıca işlem öncesinde anestezik krem uygulaması ve işlem sırasında özel soğutucu uygulaması ile işlemin ağrısız olması sağlanmaktadır.

Burun dolgusunun yan etkileri nelerdir?

Yüz dolgusu uygulamalarının tüm olası yan etkileri burun dolgusu için de geçerlidir. Allerjik reaksiyon, kanama, enfeksiyon,  granülom oluşumu bu komplikasyonlar içerisinde yer alır. Burada bilinmesi gereken önemli husus, tecrübeli ellerde ve uygun şekilde kullanıldığında, komplikasyon oranının yok denecek kadar düşük oranlarda olduğudur.

Burun dolgusu kim tarafından yapılmalıdır?

Burun dolgusu kesinlikle burun anatomisi ve burun estetiği konusunda tecrübeli bir hekim tarafından yapılmalıdır.

Kalıcı burun dolgusu var mıdır?

Burun dolgusu için kalıcı ya da uzun süre erimeyen ürünlerin kullanılması sakıncalıdır. Bu ürünlerin kullanılması telafisi son derece güç hatta imkansız sonuçlara sebep olabilir. Bu nedenle burun dolgusu için kullanılan ürünün eriyebilen bir ürün olması ve mutlaka bilinen bir dolgu markasının tercih edilmesi son derece önemlidir. Piyasada ne olduğu bilinmeyen ürünlerle ilgili olarak söylenen 5 sene- 10 sene kalıcılık sürelerine itibar edilmemelidir.

Kimlere burun dolgusu yapılmaz?

Burun dolgusu ile ilgili beklentileri gerçekçi olmayanlara burun dolgusu yapılmaz.

Burun dolgusu estetik burun ameliyatı öncesi deneme amaçlı yapılabilir mi?

Evet yapılabilir. Özellikle burun estetiği konusunda net karar verememiş olan bireylerde, öncelikle yapılacak kısa süreli bir burun dolgusu ile kişinin olası burun estetiği sonucunu denemesi sağlanmış olur. Bu uygulama ile kişinin olumlu veya olumsuz vereceği kararın netleşmesine yardımcı olunur.

Burun dolgusu ile birlikte sıklıkla yapılan dolgu uygulaması var mıdır?

Özellikle çene ucu dolgusu, dudak dolgusu ve yanak dolgusu uygulamaları burun dolgusuyla birlikte sıkça yaptığımız uygulamalar arasındadır. Bu yüz dolgusu uygulamalarının birlikte kullanımı ile estetik açıdan orantılı yüz görünümü sağlanmış olur.

 

Ameliyatsız Burun Estetiği

Burnumuz, doğru nefes alıp vermemizi sağlayan, yaşam kaynağımız havayı ciğerlerimize en doğru şekilde ileten, yaşamın kokularını hissetmemizi sağlayan, aynı zamanda da yüzümüzün tam ortasında, dikkatlerin odağında bulunan organımız… Şüphesiz ki güzellik dendiğinde, estetik dendiğinde de bulunduğu pozisyon itibariyle ilk akla gelen organımız.

Özellikle estetik işlemler arasında bakıldığında ilk akla gelen organlardan biri olması nedeniyle olduğu kadar, hastalıkları, fonksiyon bozuklukları söz konusu olduğunda da cerrahi operasyonları oldukça fazla sayıda yapılan, kimi operasyon sonucuna “güzel olmuş” kimisine “hiç yakışmamış”, “ay çok belli yapılı olduğu” denilen, zaman zaman mutluluk kaynağı, zaman zaman da huzursuzluk kaynağı olabilen burnumuz…

Estetik açıdan bu kadar önemli bulunan bir organla ilgili ameliyatsız yöntemler de olmazsa olmazdı tabi ki ve biz de burada başlıkta da geçtiği gibi tam olarak bundan bahsedeceğiz.

Fonksiyon kayıpları nedeniyle cerrahi müdahale şartı olmayan burunlara, ameliyat sonrası iyileşme dönemi, anestezi vb cerrahinin olumsuz taraflarını yaşamadan görsel düzeltmeler yapabilmelerine günümüz teknolojisi ve teknikleri izin veriyor.

Örneğin bazı insanlar, burun ucu sarkıklığından ve düşüklüğünden şikayetçidirler. Bu şikayetin sebebi ise çoğunlukla septum kıkırdağı ve burun ucuna üst dudağın iç kısmından bağlı olan kaslardır. Bu kaslar burun uç kısmının aşağıya doğru çekilmesine sebep olur. Bazı insanlarda ise gülümseyince veya konuşurken bu çekilme daha fazla olur. Sorun kaslardan kaynaklanıyorsa eğer tabi ki tahmin edeceğiniz gibi Botulinum Toksin ile bu çekilmelerin önüne geçmek mümkün. Toksin ile kas hareketleri baskılanırken yine aynı mekanizmadan elde edilen gevşeme sayesinde burun ucu 10-15° kadar yukarı kaldırılabilir. Botulinum Toksin uygulamasından sonra yine toksinin etkinliğinin yerleşmesi için geçmesi gereken 2 hafta içinde burun ucundaki düşüklüğünün hafiflediği ya da ortadan kalktığı izlenir. Sonuç hastanın istediği gibi olursa 4-6 ayda bir uygulama yapılır.

Eğer ki burun ucunun yüksekliği istenilen boyutlara ulaşmamışsa ameliyat iplerinden elde edilen namı diğer örümcek ağı estetiği ve/veya dolgular burun ucunun kaldırılmasında imdadımıza yetişiyor. Botulinum toksin uygulamasına rağmen istenilen yere gelmeyen burun uçlarını ise adeta bir müteahhidin bina yapışı gibi ipler ve dolgu malzemeleriyle istediğimiz pozisyona getirebiliyoruz.

Botulinum toksin etkinliği 4-6 ay sürerken dolgu ve iplerin etkisi bu aşamada 12-18 ay gibi bir süre bıyunca bize yardımcı oluyor. Yani cerrahi operasyonların neden olduğu iyileşme süresi ve anestezi ile ilgili sorunlardan uzak kalırken yapılan işlemin süre kısıtlaması da bu işlemde dezavantaj olarak karşımıza çıkıyor. O nedenle bu tip uygulamalar için daha çok cerrahi için prova gibi düşünüyoruz. Veya geçici burun biçimlendirmesi de diyebiliriz.

Tabi bunun dışında burun sırtında ya da kanatlarında görülen biçimsel bozukluklar, kemer oluşumu, çentikler gibi diğer problemleri aşmak için de yukarıda bahsedilen yöntemlerin bir ya da birkaçını bir arada kullanabilmemiz de söz konusu.

Bunun ne şekilde yapılacağını ise doktorunuzla konuşmak en doğrusu olacaktır.

Gözaltı Işık Dolgusu Nedir?

Gözaltı / Işık dolgusu gözlerin altındaki yorgun ve çökük görüntüyü gidermek için kullanılır.

Genel olarak hyaluronik asitli dolgular tercih edilerek göz altı çöküklüğü ve morluğu olan kişilerin yorgun ve üzgün ifadelerini gidermek üzere uygulanır. Gözaltı çukuru ön planda olup, torbalanma eğilimi az olan kişilerde ortaya çıkan kemik ve bağ dokusu kaynaklı hacim kayıplarında en iyi sonuçlar alınır. Aşırı torbalanmanın eşlik ettiği gözaltı çöküklüğünde tercih edilmez.

Göz altı çukurlaşmalarına genellikle yanakların da sarkması ve çöküklüğü çoğunlukla eşlik eder. Bu durumda göz altı dolgusu yanak dolgusu ile birlikte veya hatta göz altı dolgusundan önce yanak ve elmacık kemiklerini destekleyecek dolgu yapılırsa daha etkili olur.

Yapıldıktan sonra hemen etkisi görülmekle birlikte en iyi sonuç 15 gün sonra ortaya çıkar. Gözaltı dolgusunun süresi 1-3 yıl arasında değişebilir. Çok pratik olan bu yöntemin avantajlarından birisi hyaluronik asitin kolayca eritilebilmesi, böylece meydana gelebilecek en ufak aksilikte duruma müdahale edilebilmesidir. Gözaltı anatomik yapısı nedeniyle özel bir bölgedir. Bu nedenle göz altı dolgusu anatomiyi iyi bilen deneyimli doktorlarca yapılmalıdır. Uygulanacak hyaluronik asit miktarı kişiye göre değişmekle birlikte yapılacak işlemde acele edilmemeli, işlem 2-3 uygulamaya bölünerek güvenle ve sonuçlarını görerek yapılması doktorunuz tarafından önerilebilir

 

Gözaltı ışık dolgusu nasıl yapılır?

Gözaltı ışık dolgusu diğer dolgular gibi deri altına değil kemik üzerine gelecek şekilde uygulanmaktadır. Gözaltı ışık dolgusu uygulanırken yavaş bir şekilde verilmelidir. Gözaltı ışık dolgusu içersinde bulunan lokal anestezik madde nedeniyle işlem sonrasında ağrı yapmaz. Yine de iğnelerin bazı kişilerde şişme ve morarma yapması sebebiyle gözaltı dolgusu, ucu iğne gibi keskin olmayan, kanül adı verilen bir araçla verilmelidir. Kullanılan kanülün ucu künt olduğundan dolayı uygulanan bölgede morarma veya şişme riskini azaltır.

 

Gözaltı ışık dolgusu için ne kadar zaman gereklidir?

Gözaltı ışık dolgusu 15-20 dakika yeterlidir. Kolay ve pratik bir işlem olduğundan dolayı kişi işlem sonrası günlük sosyal yaşantısına rahatlıkla devam edebilir.

 

Gözaltı ışık dolgusu neden uygulanır?

Gözaltı dolgusu ; Bazı kişilerin yaşına veya yapısına bağlı olarak zaman içinde  gözaltları koyu ve çökük görünmeye başlar.  Bu görüntü kişilere yorgun, uykusuz ve yaşlı bir görüntü verir. Bu tür şikayetleri olan kişilere gözaltı dolgusu uygulandığında aydınlık ve sağlıklı bir görüntü hemen ortaya çıkar. Gözaltı ışık dolgusu göz çevresinin gençleştirilmesi, morluklar, çizgiler ve halkalanmaların giderilmesinde son derece etkilidir.

 

Gözaltı dolgu uygulamalarında hangi maddeler kullanılır?

Gözaltı ışık dolgusu uygulamalarında hyaluronik asit maddesi tercih edilmelidir. Hyaluronik asit zamanla eriyen ve bir sorun olduğunda hyaluronidaz adı verilen bir ilaçla ile eritilebilen bir dolgudur. Bu yüzden güvenle kullanılabilir.

Gözaltı ışık dolgusunun etkisi ne kadar sürer?

Göz çevresini gençleştirmek, morluklar ve çöküklük için uygulanan gözaltı dolgusu 12-18 ay etkilidir.

 

Gözaltı dolgu uygulamalarında hyaluronik asit dolgu seçiminde nelere dikkat edilmelidir?

Gözaltında kullanılan hyaluronik asitin yapısı gözaltına uygun olmalıdır. Kalın yapılı, uygun olmayan hyaluronik asit dolgu yapıldıktan birkaç gün içinde su çekerek şişer ve ödemli bir görüntü verir aynı zamanda mavi-yeşil renklenme (tyndall etkisi) yapabilir. Bu yüzden dolgu seçiminde gözaltı için yapılmış ince yapılı hyaluronik asitli dolgular kullanılmalıdır.

 

Gözaltı dolgu uygulamasından sonra nelere dikkat edilmelidir?

İşlemden sonra buz uygulaması yapılmaz.

İlk gün sıcak banyo tavsiye edilmez.

Aşırı sıcak ve soğuk etkisine neden olacak hamam, sauna, solarium, kayak, buz, sert masajlar gibi uygulamalar yerleştirilen dolgunun biçimini bozmaması için önerilmez.

Uygulamadan sonra ilk iki gün aşırı yüz hareketlerinden ve gülmekten kaçınılmalıdır İlk hafta aşırı hareketli sporlar yapılmamalıdır.

 

Gözaltı dolgusu uygulamalarının riski nedir?

İğne ile yapılan gözaltı dolgu uygulamalarında geçici, ancak uzun sürebilecek morluk ve şişlikler olabilir.

Uygun akışkanlıkta bir dolgu kanül denilen ucu sivri olmayan özel bir iğne ile yapılırsa morluk riski ortadan kalkar.

Gözaltı dolgusundan 15 dk. kadar sonra (eğer gerek duyulursa) makyaj yapılabilir.

Boyun Dolgusu Nedir?

Boyun ve Dekolte Bölgesini Gençleştirmek

Yaşlanma belirtilerinin en çok görüldüğü bölgelerin biri de göğüs ve boyun bölgesidir. Bunun en önemli sebepleri kırışıklıklar ve güneş hasarıdır. Dekolte bölgesi çevresindeki deriye göre daha incedir ve dolayısıyla cildin su tutmasını, elastik, esnek ve genç görünmesini sağlayan kolajen ve elastik liflerle hyaluronik asit azalması bu bölgede daha belirgin olarak göze çarpar.

Cilt bakımı açısından yüze gösterilen hassasiyet çoğu zaman bu bölgeye gösterilmez. Daha da kötüsü, nemlendirici, güneş koruyucu ve diğer cilt bakım ürünlerini yaşlanma belirlilerini net bir şekilde görene kadar göğüs bölgemize uygulamayız. Kırışıklıklar ve koyu lekeler yavaş yavaş kendini göstermeye başladıysa da sorunu profesyonellerin eline bırakmak daha doğru olur. (Ama belki işler bu seviyeye gelmeden profesyonellere danışmak daha da iyi olur  )

 

Nasıl?

Cerrahi olmayan yöntemlerle boyun ve dekolte bölgesinin görünümünü gençleştirmek gelişen teknolojiyle mümkün hale geldi. Bu tip tedavilerde etkili ve güvenli sonuçlar almak için cilt yenilemeye yönelik ileri teknoloji ürünlerle, mezoterapi, örümcek ağı estetiği, nem aşısı, mezolifting, ozoterapi gibi farklı yöntemleri bir arada uygulamayı doğru buluyoruz.

 

Boyunda oluşan Yatay ve Dikey Çizgiler

Botulinum Toksin’le birlikte veya alternatif olan uygulama dermal dolgudur. Özellikle kollajen ve elastin kaybı ve baş eğme hareketi ile oluşan yatay boyun çizgilerine yönelik olarak bu ikili ayrı ayrı veya kombinasyon olarak kullanılabilir.

Burada kullanılan dolgu yöntemi, yaşlanmanın ilk işaretlerinin görüldüğü, yorgun yüz ifadesi, parlaklık kaybı ve kırışıklıklar için ideal olduğu gibi dekolte ve boyun bölgesinde de aynı amaçla kullanılmaktadır.

 

Boyun Derisinin Sarkması

Derin, statik kırışıkların olduğu çizgilenmelerde çapraz bağlı hyaluronik asit içerikli dolgu derinin altına veya uygun bölgelerde içine uygulanarak tekrar yoğunlaştırılması için kullanılırken çapraz bağlı olmayan hyaluronik asitle birlikte cildin ihtiyacı olan peptid, vitamin ve mineralleri de içeren bir kokteyl ile de çevresindeki cildin gençleştirilmesi de uygulanın bir parçasıdır. Çizgileri doldurmanın yanı sıra cilde ışığı yansıtma kapasitesini de geri veren, aynı zamanda nem tutmasını arttıran bu mezoterapi uygulamaları öncesinde kremlerle uygulanacak yüzeysel anestezi ile ağrı oluşması engellenir.

 

Gıdı

Halk arasında “gıdı” olarak adlandırılan çene altı bölgede yağlanma ve/veya bu bölgede cildin sarkması sıklıkla görülen bir sorundur. Kilo almakla birlikte bu bölgede biriken yağ miktarının artması, bu sebeple veya başka sebeplerle de bölgede bulunan derinin sarkması ve kırışması da sıklıkla görülür.

Eskiden ameliyat veya liposuctionla giderilebilen bu sorunlar için diğer bölgesel zayıflama yöntemlerinde olduğu gibi mezoterapi veya değişik cihaz teknolojileri, ozonterapi gibi yöntemler uygualanabilirken yine yağ dokusu küçültüldükten sonra içi boşalan cildi sıkılaştırmak için intradermal iplikler, (örümcek ağı cilt germe) mezolifting, iğneli radyofrekans, kanüler radyofrekans gibi farklı teknolojik cihazlar da kullanılabilmektedir.

Tabi ki herkes bu gibi sorunların tek bir uygulama veya ilaçla düzeltilmesini ister ancak maalesef günümüzde bildiklerimizle gıdı sorununu bu şekilde ortadan kaldırmak pek mümkün değil. Ama farklı uygulamaların kombinasyonlarıyla bu şikayetleri gidermek ameliyatsız, ağrı, sızı hissetmeden 4-5 seanslık doktor uygulamalarıyla mümkün.

 

Dekolte Lekeleri ve Kırışıkları

Özellikle yaz aylarında güneşe en çok maruz kalan vücut bölgelerinden biri olan dekolte bölgesi maalesef çoğu insan tarafından yüzleri kadar önemsenmemekte ve fazlasıyla yıpratılmaktadır. Bunun sonucu olarak da güneş lekeleri ve kırışıklıklar ilerleyen zamanla birlikte bu bölgede de acımasızca ortaya çıkmaktadır.

Diğer tüm cilt koruma ve iyileştirme önerilerinde olduğu gibi öncelikle korunarak bu lezyonların meydana gelmesini engellemek en iyi fikirdir. Düzenli olarak güneş koruyucu ürünler ve nemlendirici önlemler almak bu fikirler arasında öne çıkar. Çünkü dönüp baktığınızda vücudumuzda bir hasar meydana geldikten sonra bunun geri dönmesi ve öylece de kalması her zaman mümkün olmamakta, hele ki konu güneş lekeleri ve kırışıklıklar olduğunda konu adeta bir zombi istilasına dönüşerek bizler yok ettikçe ortaya çıkan lezyonlar halini almaktadır.

Bu durumda öncelik nem ve güneş hasarından korunmak üzere krem vb ürünlerle korunmak olabilmekle beraber yine yılda birkaç kez uygulanabilecek hyaluronik asit temelli mezoterapilerle cilde kaybettiği nemi yeniden kazandırmak, hatta destekleyici vitamin, mineral ve peptidlerle yenilenme sürecini de kolaylaştırmak akıllıca olacaktır.

Diğer yandan eğer ki bu lekeler ve kırışıklar geliştiyse yine rejenerasyon sağlayabilmek için, cildin kollajen ve elastik liflerini arttırmak, hasar gören dokuyu onarmak için yapılabilecekler oldukça fazla sayıdadır. Diğer tüm vücut bölgelerinde uygulanabilen mezoterapi, mikroiğneleme sistemleri, radyofrekans, lazer gibi enerji temelli uygulamalar, intradermal iplikler, ozonterapi gibi çokça yöntem sayılabilir. Bunlar arasından doğru seçimleri yapmak yeterli araştırmayla tabi ki mümkündür ama doktorunuza sorarak bu konuda fikir almak ve bir tedavi planını birlikte oluşturmak en pratik ve akıllıca yöntemdir.

“Toplamda 15 dakika süren üç hafta aralıkla toplam üç veya dört seans uygulanan etkili ve basit bir yöntemle boyun ve dekolte bölgenizde yaklaşık bir yıl kadar zamanın ve güneşin olumsuz etkilerinden kurtulabilirsiniz.

 

EL DOLGUSU NEDİR?

El Gençleştirme

El gençleştirmede amaç el sırtında azalmış olan cilt altı dokusunu yerine koymak, incelmiş ve yıpranmış cildin kalitesini arttırmak ve ciltteki lekeleri ortadan kaldırmaktır. Cilt altını dolgunlaştırmak için el sırtına yağ ve kök hücre enjeksiyonları, hacimlendirici dolgu uygulamaları yapılabilir. Cilt kalitesini arttırmak ve nemlendirmek amacı ile saf hyaluronik asit ile derin nemlendirme, PRP uygulamaları, fibroblast kültürleri ve kök hücre uygulamaları yapılır. Cilt lekeleri kimyasal soyma ya da abrazyon yapılarak ortadan kaldırılır.

 

El gençleştirme işlemleri kimlere yapılır?

El gençleştirme işlemleri ellerinde yaşlanma belirtileri olan tüm hastalara yapılabilir. Yaşla beraber ellerde oluşan değişiklikler farlılaşır. Örneğin; Cilt altındaki yağ dokusunun kaybına bağlı olarak el sırtındaki cilt bollaşır ve kırışır, damarlar, tendonlar ve kemikler belirginleşir. Ciltte incelme ve yıpranma oluştuğu durumlarda ise cilt kurur, kırışır ve incelir, parşömen kağıdı gibi kolayca yırtılabilecek bir hale gelir. İlerleyen yaşlarda el sırtında yaşlılık lekeleri de denilen kahverengi, kırmızı lekeler oluşur. Bunlar güneş hasarına bağlı oluşur ve bir kısmı deri kanserine dönüşme riski taşır.

 

El gençleştirme işlemleri nasıl yapılır?

El gençleştirme işlemleri deri altında kaybedilmiş olan yağ dokusunu yerine koymak, cilt kalitesini arttırmak ve lekeleri ortadan kaldırmak şeklinde üç başlıkta toplanabilir. Cilt altı dokusunu kalınlaştırmak için yağ enjeksiyonları ya da hacimlendirici dolgu uygulamaları yapılabilir. Yağ enjeksiyonlarında vücuttan alınan yağ dokusu belli işlemlerden geçirilip yoğunlaştırılır ve el sırtına verilir. Verilen yağ dokusu ile yumuşak doku kaybı onarılırken, yoğunlaştırılmış yağ dokusunun içerisinde bulunan kök hücreler dokuların kendini onarmasını ve yenilemesini sağlar. Hacimlendirici dolgu uygulamaları ise yağ enjeksiyonundan daha kolay olduğu için özellikle ofis şartlarında çok tercih edilmektedir. Hyaluronik asit içeren yeni nesil hacimlendirici dolgular çok doğal sonuçlar vermekte ve etkisi 18 ay devam etmektedir.

Deri kalitesini arttırmak amacı ile yapılabilecek işlemler arasında “derin nemlendirme” uygulamaları, PRP, hücre kültürleri ve kök hücre uygulamaları yer alır. Derin nemlendirme işleminde zaman içerisinde incelen ve kuruyan deriyi içten nemlendirmek, güçlendirmek ve gençliğe özgü ışıltısını kazandırmak için saf hyaluronik asit enjeksiyonları yapılır. İkişer hafta arayla dört kez yapılan bu uygulamaların yılda bir kere tekrarlanması ellerin gençliğini koruması açısından önemlidir. PRP uygulamalarında; hastanın kendisinden alınan kan içerisinden büyüme faktörleri çıkartılıp saflaştırılır ve deri altına enjekte edilir. Bu işlem dokuların kendisini yenilemesini sağlar. Fibroblast kültürlerinde vücuttan alınan küçük bir deri parçasından fibroblast adı verilen hücreler saflaştırılır ve laboratuvar ortamında çoğaltılır. Elde edilen hücreler cilt altına enjekte edilir. Genellikle 2 seanslık bir uygulama yapılır. Verilen fibroblastlar hızla kollajen üretmeye başlar ve cildin gençleşmesini sağlarlar. Yağ dokusundan, kandan ya da kemik iliğinden elde edilen kök hücreler de aynı şekilde cilde verilip cildin kendini yenilemesi hızlandırılabilir.Cilt yüzeyinde oluşan yaşlılık lekelerinden kurtulmak için ise lazer, kimyasal soyma ya da mikro-abrazyon işlemleri yapılabilir.

 

El gençleştirme işlemleri anestezi gerekir mi?

Yağ enjeksiyonları ameliyathane ortamında ve lokal anestezi – sedasyon altında gerçekleştirilir. Diğer işlemlerin tümü ofis şartlarında ve lokal anesteziklerle gerçekleştirilir. Yağ enjeksiyonları yaklaşık 1 saat sürer. Ofis şartlarında yapılan işlemler yarım saat sürer. El gençleştirme işlemleri ağrılı değildir ve lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir.

 

El gençleştirme paketi nedir?

El gençleştirme paketinde her iki ele hacimlendirici dolgu uygulaması, peeling ile el sırtındaki lekelerin alınması, birer ay ara ile iki kere PRP uygulaması ve ikişer hafta ara ile 4 kez derin nemlendirme (saf hyaluronik asit) uygulaması vardır. Senede bir ya da iki yılda bir uygulanması önerilir. Yıpranma fazla ise fibroblast kültürleri veya kök hücre uygulamaları da yapılabilir.

 

El gençleştirme sonrasında neler yaşanır?

Dolgu, PRP ve derin nemlendirme uygulamalarından sonra hafif şişme ve morluklar olabilir, ancak hastanın günlük aktivitesi etkilenmez. Peeling uygulamasından sonra bir miktar kızarıklık ve bazen kabuklanma olabilir. Hastaların işlemlerden sonra bol nemlendirici ve güneş koruyucu kullanmaları gereklidir.

El gençleştirme işlemlerinin sonucu kalıcı mıdır?

Yağ enjeksiyonu sonrasında verilen yağın bir kısmı kaybedilir, ancak genellikle hedeflenen dolgunluk tek seferde elde edilir. Yağ enjeksiyonu sırasında verilen kök hücreler el cildinde kalıcı bir yenilenme sağlar. PRP, derin nemlendirme, dolgu ve peeling ile yapılan el gençleştirme paketinin 1-2 yılda bir tekrarlanması gerekir. Fibroblast kültürleri ve kök hücre uygulamaları ise daha uzun aralıklarla tekrarlanabilir.

Çene Dolgusu Nedir?

Güçlü bir çene çekici bir yüzün önemli bir unsurudur. Yüzle uyumlu bir çene şekli, güçlü bir çene çizgisi hattı ve simetrik görünüm yüzün genel görünümünün daha dengeli olmasına yardımcı olabilir.

 

Peki, çenede görülen en yaygın şekil bozuklukları nelerdir?

Çenedeki en yaygın şekil bozuklukları hacim eksiklikleri, çene büyüklüğü / küçüklüğü, çene hattı çizgisi belirsizliği, asimetri ve çene altı sarkmaları olarak sayılabilir.

Hasta yüzle uyumsuz boyun şeklinden, zayıf çeneden, büyük çeneden ya da gıdı denilen çene altı bölgesindeki sarkan ve kırışan boyun derisinden şikâyetçi olabilir. Daha hafif seviyedeki şikâyetler arasında da çene hattı çizgisinin belirsiz olması ya da çene ucundaki gamze en yaygın estetik şikâyetler arasındadır.

Güçlü bir çene şekli ve çizgisi, gençliği, canlılığı ve çekiciliği simgeler. “Güçlü ve belirgin bir çene hattına” sahip olmak genellikle alt çenenin kulak altındaki köşesinden çene ucuna doğru düz uzanan, belirgin mandibular bir sınıra sahip olmak anlamına gelir. İyi bir çene kemiği yapısı, sadece sarkmış ya da yağlı olmayan bir cilt yapısı sayesinde görülebilir.

 

Çene dolgusu neden yapılır?                                          

Dolgu enjeksiyonları, genellikle yüz bölgesindeki cilt kırışıklıklarını ya da çukurlukları doldurmak için kullanılan yöntemdir. Ayrıca yüzdeki hacim eksikliklerini dolgunlaştırarak gidermek için de uygulanır. Derinin altına enjekte edildiğinde, dolgu enjeksiyonu, bu alanı dolgunlaştırarak yükseltir. Dolgu enjeksiyonun etkisi kullanılan ürünün niteliklerine genellikle belli bir süre içinde ortadan kaybolur.

Dolgu malzemeleri enjeksiyonu ile artan çene projeksiyonu, daha ‘V’ şeklinde bir yüz şekli oluşturabilir. Bu, çenenin oranları yüzün diğer özellikleri ile uyumlu hale getirebilir ve yüzün genel estetiği artırılabilir.

 

Çene dolgusu nasıl yapılır?

Çene dolgusunda enjeksiyon tekniklerinden faydalanılır. Çenedeki çukur görünümü düzeltmek, alt yüzü şekillendirmek ve yapılandırmak için dermal dolgu malzemeleri kullanılır. Dolgu enjeksiyonunda kullanılan çeşitli dolgu maddesi çeşidi vardır. Bu çeşitler arasında hyaluronik asit, sığır kolajeni, (tedaviden 4 hafta önce bir alerji testi yapılması gerekir) yağ hücreleri, (kendi vücudunuzdan elde edilir, otolog yağ) kalsiyum hidroksilapatit vs. malzemeleri sayılabilir. Bunlar arasından kolay şekillendirilebilir, gerektiğinde eritilebilir ve dokuyla uyumu en üst seviyede sağlaması açısından çapraz bağlı hyaluronik asit dolguları tercih ediyoruz. Dolgu enjeksiyonunda en önemlisi, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış dolgu malzemesinin kullanılmasıdır.

Çene dolgusu için anestezi gerekmez. Ancak eğer hasta tarafından talep edilirse lokal anesteziyle cildiniz uyuşturulabilir. Çene dolgusunda dolgu malzemesi cildin altına küçük iğneler aracılığı ile enjekte edilir. Çene dolgusu seansı yaklaşık 15 dakika sürer.

Doğru bir tedavi planı ile belirgin bir çene hattı sağlanabilir, yapısal özellikleriniz belirgin bir şekilde keskinleştirebilir, yüzünüzün ve çenenizin konturları önemli ölçüde geliştirilebilir.

 

Çene dolgusunun avantajları nelerdir?

Kalıtımsal yani ailesel özellikler estetik özellikler üzerinde önemli bir etkiye sahiptir ve çenedeki estetik kusurların düzeltilmesinde ameliyat, veya dolgu teknikleri kullanılabilir. Tüm hastalar için çene çizgisini artıracak tek bir teknik mevcut değildir. Ayrıca ameliyatlı ve ameliyatsız teknikler olarak da değişkenlik gösterir. Cerrahi teknikler kalıcı çözümler sunarken ameliyat, anestezi ve iyileşme süresi gerektirir. Cerrahi olmayan teknik yani dolgu teknikleri hızlı ve pratik çözüm sunan, iyileşme süresi gerektirmeyen, özellikle ameliyat korkusu olan ve iyileşme süresi için yeterli vakti olmayan kişiler için çok daha cazip bir seçenektir. Bunun dışında cerrahi operasyon geçirmeyi düşünen hastalar için ameliyatsız teknikler ön bir deneme sürecine sahip olmalarını sağlamaktadır.

Zayıf bir çene hattı, zayıf bir mandibular sınır ve / veya çene şekli olması, yumuşak doku gevşekliği çene dolgusu estetiği ile düzeltilebilir.

Dolgu ile ilgili Tüm Sorularınızı

Uzmanlarımızdan Hemen Öğrenebilirsiniz

 

ÜCRETSİZ MUAYENE İÇİN HEMEN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN!