(0212) 324 90 93

Saç Tedavileri

Saç ekimi ve saç tedavileri arasındaki farklar nelerdir?

Saç ekimi; androgenetik alopesi (erkek tipi kellik) yaşayan kişilerin genetik olarak dökülmeye daha dirençli olan başlarının arka tarafında kalan (occipital bölge) saç köklerini cerrahi olarak bulundukları yerden alarak kellik olan bölgeye nakledilmesi işlemidir. Saç tedavileri olarak adlandırabileceğimiz saçlı deriye PRP, kök hücre uygulaması, extrasellüler matris uygulaması, mikrograft uygulaması, saç mezoterapisi ve bölgesel veya ağızdan alınan ilaçlardır.

Bunları da iki gruba ayırarak kişilerin bir klinikte yaptırabilecekleri tedaviler ve evde uygulanabilecek tedaviler olarak ikiye ayırabiliriz.

Bir klinikte yapılacak olanlar saçlı deriye PRP, kök hücre uygulaması, extrasellüler matris uygulaması, mikrograft uygulaması, saç mezoterapisi iken evde uygulanabilecek topikal (bölgeye direk uygulama) ve ağızdan seçenekler de bulunmaktadır.

Her ne olursa olsun uygun eğitimli bir hekim tarafından veya reçetesiyle uygulanması gereken tüm bu yöntemler arasında farklılıklar tabi ki vardır.

Saç ekimi yukarıda bahsettiğimiz işlemin zahmeti nedeniyle 8-12 saat kadar süren uzun soluklu bir cerrahi işlem olması nedeniyle işlem sırasında ve sonrasındaki bakım açısından birtakım zoruklar içermekle birlikte başlangıçta da belirttiğimiz gibi genetik olarak daha güçlü olan saçları kellik olan bölgeye taşıdığımız için sonuçları daha uzun süren ve kısa zamanda olumlu sonuçlara ulaştığımız bir tedavi yöntemidir.

saçlı deriye PRP, kök hücre uygulaması, extrasellüler matris uygulaması, mikrograft uygulaması ve saç mezoterapisi ise görece çok daha kısa sürede -yaklaşık 15-20 dakika içinde- uygulanabilen, düzenli aralıklarla uygulandığı takdirde ise henüz dökülmemiş ancak zayıflamış saçlarla, uyku sürecinde olarak adlandırabileceğimiz vellus tipi kılları (ince, zayıf, neredeyse tüy gibi olmuş saçları) güçlendirerek hem daha dolgun görünüme hem de daha güçlü, dökülmesi zorlaşan hale getirme işlemleridir.

Bunların haricinde bölgesel olarak veya ağızdan tablet olarak alınabilecek ilaç uygulamaları ise yine mutlaka bir doktorun yönlendirmesiyle, süreklilik arz edecek şekilde ancak günlük yaşama devam ederken kullanılabilen tedavi yöntemleridir.

Aralarındaki farklılıklara bakmak gerekirse saç transplantasyonu veya daha popüler adıyla saç ekimi cerrahi bir işlem olarak uzun sürelidir ve yara bakımı gerektirir. Bunun yanı sıra avantaj olarak ise genetik olarak daha güçlü olan saç tellerini kellik olan bölgeye taşıyarak uzun vadeli sonuçlar elde edilebilen bir tedaviyken saçlı deriye PRP veya kök hücre uygulaması ve saç mezoterapisi ise nispeten çok daha kısa sürede uygulanabilen, aralıklarla yapılacak tekrar uygulamalarıyla da zayıflamış kıl foliküllerini güçlendirerek kişileri mutlu eden bir görünüm sağlamakta, uzunca bir süre kellik gelişmesine engel olabilmektedir. Diğer taraftan bölgesel veya ağızdan (sistemik) uygulanacak ilaç tedavilerininse daha konforlu bir ortamda ancak sürekli kullanılması gerekmektedir.

Tüm bunların yanı sıra yenilikçi tedaviler olarak karşımıza çıkan otolog mikrograft yöntemi (Gcell) ve extrasellüler matris uygulaması (Acell, Saç Aşısı) ise diğer kısa süreli tedavi yöntemlerine ek olarak karşımıza çıkmakta ve neredeyse saç ekimiyle yarışır, elde edilen sonuçların doğal görünümü açısından ise oldukça tatmin edici yöntemlerdir.

Saç tedavileri saç ekimine bir alternatif midir yoksa destek amaçlı mı yapılıyor?

Bu sorunun cevabı hem “evet” hem de “hayır” Özellikle saçlı deri PRP veya kök hücre uygulamasıyla veya saç mezoterapisi uygulayarak var olan saçları güçlendirerek hem dökülmelerini engellemek hem de adeta yeni saç çıkmışçasına saçları daha gür ve sık görünüme kavuşturmak mümkündür. Düzenli aralıklarla bu tedavilerin tekrarlanmasıyla da kellik gelişmeden uzunca bir süre yaşamak mümkün olabilir ancak yaşam koşulları ve düzensiz uygulamalar nedeniyle her zaman bu kadar şanslı sonuçlar almak mümkün olmayabilir.

Diğer yandan yeni ekilmiş saç köklerini destekleyerek greft adını verdiğimiz yeni ekilmiş saçların var olduğu ortama uygulanacak mezoterapi, PRP veya kök hücre uygulamalarıyla ekim sonucu alınacak sonucu güçlendirmek de mümkün.

Tüm bunların yanı sıra henüz saç ekimi düşünmeyen ancak saç kaybı olan hastalarda ise PRP + extrasellüler matris uygulaması (Acell + PRP) saçlı deride adeta uyku halinde bulunan kök hücreleri uyandırarak yeni saç oluşumunu tetiklerken, otolog mikrograft uygulamasında (Gcell) ise saç ekimine benzer şekilde ancak çok küçük, 3 mm çapında 3 parça saçlı deriden elde edilen saç kökleri ve kök hücrelerin 15dk kadar kısa bir sürede saç olmayan bölgelere enjeksiyonla yani iğne yardımıyla yerleştirilmesiyle oldukça yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır.

Çoğunlukla yalnız başına uygulanabilen bu iki yöntem saç transplantasyonuyla kombine de edilebilmektedir.

Saç tedavileri deyince hangi uygulamalardan bahsediyoruz? Kaç çeşit saç tedavisi vardır?

Saç ekimini sorunun dışında tutarak medikal saç tedavileri olarak adlandırırsak bunları:

  • Saçlı deri PRP uygulaması
  • Kök hücre uygulaması
  • Saç mezoterapisi
  • Acell + PRP (Saç Aşısı)
  • Gcell (Saç Mikrograft Sistemi)
  • Topikal ilaç kullanımı
  • Oral ilaç kullanımı

olarak ayırabiliriz.

Kişi kendine uygun tedaviyi nasıl seçebilir? Her hastaya iyi gelecek tedavi farklı mıdır?

Tedavi seçimi için mutlaka bir hekime başvurulmasını öneririm. Saçların, saçlı derinin yapısı, saç kaybı, yaşam şartları, hatta kişinin yaşadığı ortam ve yaptığı iş bile tedavi seçimini değerlendirirken ayırt edici faktör olabiliyor.

Bu tedavilerin sıklığı ve süresi nedir?

Saçlı deriye uygulanacak PRP, kök hücre veya mezoterapi uygulamaları 4-6 seans sürebilen, seanslar arası minimum 15 gün zaman geçmesi gereken, yılda bir veya iki yılda bir uygulanabilecek tedavi seçenekleriyken; topikal veya sistemik (ağızdan) alınacak ilaçları sürekli olarak kullanmak gerekmekte.

Acell + PRP ve Gcell yöntemleri ise yenilikçi olduğu kadar pratik de olup tek uygulamayla yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. Nadiren de olsa 1 veya 2 yıllık aralıklarla tekrar edilmesi gerekebilir.

Bu tedaviler dökülmeyi tamamen durdurur mu?

Tamamen durdurmak aslına bakarsanız doğru bir söylem olmaz. Sağlıklı bir insanda mevsimlere göre değişiklik göstermekle birlikte her gün yaklaşık 100-150 saç telinin dökülmesi normaldir. Bu dökülen saçların yerine ise uyku halinde olarak değerlendirebileceğimiz foliküllerden yeni, terminal saç olarak adlandırdığımız kalın, güçlü saçların oluşması saçlı deride yaşanan normal bir süreçtir. Bizim bu süreçte yaptığımız ise uyku halinde olan kıl köklerini uyandırmak ve terminal saçların sayısını arttırmaktır.

Yoğun androjenik aktivite, yanlış beslenme, toz, saç boyaları, kimyasallar gibi çevresel faktörler, stres gibi etkenler nedeniyle zayıflayan ve dökülmeye yüz tutan saçları destekleyerek deyim yerindeyse yeniden canlandırmayı amaçlıyoruz.

Bu durumda eğer uygun sıklıklarla bahsettiğimiz kökleri beslemeye ve desteklemeye devam edersek tabi ki dökülmelerine de engel olmak mümkündür.

Saç tedavileri kime yaptırılmalı?

Saçları incelen, güçsüzleşen, seyrekleşen veya parlaklığını kaybetmeye başlayan kadın ya da erkek tüm bireyler saç sağlıklarını korumak için saç tedavisi yaptırabilirler.

Tabi ki bu işlemler de mutlaka uygun donanımlı kliniklerde doktorlar tarafından yapılmalıdır.

Saç tedavilerinde nelere dikkat edilmeli?

Saç ekimi ardından yara ve ekimi yapılmış saç köklerinin bakımı ekimi yapan hekim tarafından anlatıldığı gibi uygun şekilde yapılmalı. Bunun haricinde topikal veya sistemik (ağızdan) ilaç kullanımlarında hekim reçetesinin dışına çıkılmamalı ve beklenmedik bir yan etki görüldüğünde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Diğer yandan saçlı deriye PRP, kök hücre uygulaması, extrasellüler matris uygulaması, mikrograft uygulaması, saç mezoterapisi yapılırken uygulayan hekim tarafından alınacak tedbirler ve nadiren gerekirse verilen uyarılar haricinde sadece cildi korumak için kimyasal madde ve güneşin verebileceği zararlı etkilerden korunmak yeterlidir.